Dur, telaşa lüzum yok arkana yaslan ömrün ve sağlığının ne büyük, ne yüce zenginlik olduğunu düşün.

Ömür sermayesi; herkesin bir kez ama sadece her saniyesinin tek bir kezcik kullanabileceği yegane emanetidir. Üstelik bu sermayenin son kuruşunun ne vakit biteceğine dair zerre fikrimiz bile yok.

Sağlık sermayesi; kalbin her atışında dolaşımdaki kanın ulaşabildiği her hücreye, her dokuya, her organa taşıyabildiği tertemiz oksijen ve gıdanın en güzel bir şekilde ulaşabilmesinin adıdır.

Ömür ve Sağlık sermayesi tükendiğinde asla ve hiç bir şekilde geri gelmeyeceği de kesindir. Hani sağlığına kavuştu derler ya, kanmayın, sağlık zarar gördüğünde asla ilk hali gibi olmayacaktır.

Olaya şöyle bakalım, ruhumuzun bu dünyada dolaşabilmesi için bir bedene mutlak ihtiyacı vardır. Bu beden ise iki önemli sermaye sayesinde gezer, görür, sever, yer, içer, çoğalır ve hayattan lezzet alabilir. Bedenimizin nefes alması bu dünya hayatında belli bir süre için mümkündür. Bu sürenin başlangıcı ve bitişi kimsenin kontrolünde de değildir.

Bedenin bu kısa dünya hayatında sağlıklı ömür geçirmesi ise en büyük nimettir. Ömrünü bitkisel hayatta, hastane yoğun bakım bölümlerinde veya yatağa bağımlı yaşayanları düşünün ve sağlıklı her hücreniz için sonsuz şükredin.

Ömür ve sağlık bizlere bahşedilmiş iki büyük sermayedir. Bu hayattan lezzet alabilmek için sağlıklı olmak zorunludur, yoksa bir ömür heba olur biter.

İster sağlıklı bir ömür geçirin isterseniz kontrolsüz ve karambole bir hayat yaşayın. Bedenimiz gayet sağlam ve güçlüdür. Elbette her beden 40-50 yaş arasına kadar öyle veya böyle dayanır, yaşar, zorlukları aşabilir. Ancak bu aslında uzun vadede hiç de öyle olmadığını bize hayat ispatlar.

Ortalama 80 senenlik bir ömrün ilk devresi bebeklik çocukluk, gençlik ve orta yaş olarak geçer. Maalesef ki, ömür ve sağlık sermayesinin en kıymetli, en kaliteli yılları da bu süreçte anlamadan elden uçar gider. Geriye, sağlığını yitirmiş zayıf bir beden ve ömür sermayesi iflas etmiş bir tüccar gibi insan kala kalır rüzgarın önündeki soluk bir yaprak misali…

Her sağlıklı doğan beden elbet bir şekilde 40-50 yaşa kadar bir şekilde idare eder sağlık sermayesini. Bilinçsizce kullanan kişiler, sorumsuz tüccar misali batırır parasını iflas eder daha 60 yaşını görmeden. Akıllı tüccar misali beden sağlığına önem veren ise Allah tarafından kendisi için yaşayacağı ömür sermayesini sağlıklı ve dinç olarak kullanır, heba etmez.

Türkiyenin ve dünyanın en zenginlerinin de sağlığını kaybettiği zaman paralarının bir işe yaramadığına şahit olmuşuzdur. Hatta kendi hastanesi olan zenginlerden birinin de devlet hastanesinde pratisyen bir hekimin müdahalesinde vefat ettiğini, ve diğer bir zengin iş adamının çocuğu için elinin kolunun bağlı olduğunu herkesin malumudur.

Amacım kimsenin içini karartmak gibi bir niyetim asla yok, bahsetmek istediğim atın ölümü arpadan olsun gibi sözlerin arkasına sığınıp sofrada ne var ne yoksa silip süpürmeyin. Açlık en güçlü ilaçtır, yani yeterli ve dengeli beslenmenin üzerine ekleyeceğiniz her lokma aslında size zarar verecektir.

Başta sigara, alkol, uyuşturucu bedeniniz için gerçekten ağır yüklerdir. Çünkü bu toksinleri yani zehirleri bedenden atılıp temizlenmesi oldukça zor ve yorucudur.

Tek kullanımlık olan bedenimizi ortalama seksen senelik ömrümüzün ilk yarısında tüketerek, ikinci yarısında zor bela, elinde iki torba ilaçla yaşamak kimsenin isteyeceği bir şey asla değildir.

Çevrenize bakın, sağlıksız bir hayat yaşayan büyüklerimizin hepsinin şikayetleri aynı, fazla kilolar, taşımayan dizler, hazımsızlık, şeker, tansiyon, zor gören gözler gibi bitmeyen şikayetler ve hastane yollarında geçen son yıllar.

Doğuştan veya sonradan bir şekilde sağlığını elinde olmayan sebeplerle kaybetmiş hasta ve engellilerimiz elbette bu yazıdaki muhataplar değiller. Ömrünü, sağlığını hunharca saçıp savuran, sağlıksız beslenen ve yaşayanlaradır sözümüz.

Sevgili dostlar sağlık sermayesini en iyi, en verimli kullananlar ömürlerinin sonuna kadar, yaşlandıklarında da mutlu, huzurlu ve sağlıklı yaşayacaklar, kimseye muhtaç olmadan, elden ayaktan düşmeden verilen hayatın tadını sonuna kadar yaşacaklardır.

Hepinize huzurlu sağlıklı bir ömür dilerim.

Yasin Umur
Ekim 2019