Her hayat bir hikayedir aslında, hele de hayatını etkileyen amansız, çaresiz bir hastalık varsa bu hikaye daha da dramatik oluyor. Hastalıktır, başa gelen çekilir ama 7 sene hastalığına teşhis konulamaması ve bu ızdırapla yaşamak işin en üzücü hatta dramatik bölümü.

Nurhan G. Tokat’tın bir köyünde yaşayan 1986 doğumlu bir hanım. Yaklaşık 20 yaşından beri çölyak belirtilerini farkeden ve şikayetleri gittikçe artan Nurhan hanım 2017 yılında Tokat devlet hastanesine gitti. 2017 yılında çölyak tesbitinden evvel tam yedi sene boyunca karın ağrısı, ishal ve eklem ağrıları çektiğini belirten Nurhan hanım, bu şikayetlerinden dolayı ayda en az 2 kez hastanede yatması gerekiyordu. Ancak bu yedi sene zarfında maalesef hastane çölyak teşhisi koyamadı, tabiki de herhangi bir tedaviye de başlayamadılar. Çölyak sorunlarıyla bocalayan Nurhan hanımın başka bir sorunu daha ortaya çıktı; Troid kanser teşhisi konuldu, ama çok geç kalınmıştı ve acilen ameliyat edildi. Ameliyat sonrası Troid düzenleyici ilaçları ömür boyu kullanması gerekmesi de ayrıca bir yük oldu Nurhan hanımın hayatında.

İş başa Düşünce

Yedi koca yıl, hastanede her ay en az iki kere yatırılan Nurhan hanımın halasına çölyak teşhisi konulunca, Nurhan hanım konuyu doktoruna iletti. Peşi sıra yapılan kan tahlilleri, endoskopi ve kolonoskopinin ardından çölyak teşhisi nihayet konulabildi. Genetik olma ihtimaliyle yola çıkılan inceleme sonrası nihayet teşhis konulmuştu ama her şey aslında daha yeni başlıyordu.

Teşhis öncesi hastane kapılarında geçen günler, aileden, küçük çocuklarından uzak hastanede kalınan yatışlar, zayıflamak, güçten düşmek, bitmek dinmek bilmeyen ağrılar ve psikolojik sorunlar en büyük kayıplardı. Gençlik ve paralelinde anneliğinin en verimli yılları dermansız, ağrılarıyla hastane kapılarında geçirilen yedi koca sene.

Teşhis Konuldu ama…

Malum köy yeri, teşhis konuldu ama sigortası olmadığı için özel hastanede ücretini cebinden binlerce lira ödeyerek tedavi olması gerekiyordu Nurhan hanımın. Çiftçilik ve hayvancılıkla geçimini ancak karşılayan ailenin başına birde Glutensiz ürün bulma derdi açılmıştı. Maddi yükünün yanısıra, Tokat’ın bir köyünde glutensiz ürün bulmak neredeyse imkansızdı.

İşin daha da vahim kısmı mutfaktaydı; dört kişilik bir ailede mutfakta yemek hazırlamak tam bir işkence olmuştu. Çünkü eşine ve çocukalrına ayrı, kendine ayrı yemek hazırlamak, tabi bunu üç öğün ve hergün yapmak çok zorluyordu. Hele bir de istediğini yiyememek, canının çektiği tüm güzel, lezzetli yemeklerden mecburen uzak kalmak da başka bir zorluktı.

Teşhis Sonrası!

Teşhisten önce yedi sene, sonrasında da bir sene toplamda tam dokuz sene çölyak mücalesini Nurhan hanımdan dinleyelim.

Teşhis sonrası glutensiz gıdalara başladım hayatım çekilmez olmuştu. Köy yerinde yaşadığımız için glutensiz gıdaları bulmak çok zor hatta imkansızdı. İlçemizde glutensiz gıdalar bulunmadığı için, on günde bir Tokat ve yakın diğer illere gitmek zorundaydım. Geçimini çiftçilikle kazanan bir aile oldugumuz için de maddi imkanlarımızın yetersizliği daha da zorluyordu. Zaten hayat yeterince pahalıydı bir de üstüne glutensiz ürünlerin de normal ürünlere nazaran pahalı olması bizi çok zorluyordu.

Maddi sıkıntılardan daha ziyade beni psikolojik olarak yıkan çocuklarımın da psikolojikerinin bozulmasıydı. Bana, anne o glutensiz gıdaları nasıl yiyosun? Çaresi yokmu? Diyerek kendi yediklerinden uzatıyolardı. Bende kırılmasınlar diye verdiklerini yiyordum ama sonra sancılanmam başlayınca da; anne sen yiyemiyordun bizim yediklerimizi deyip kendilerini suçlu hissediyolardı. Misafirliğe bir yere gittigimde, ev sahibinin ikramlarını da ya geri çevirmek zorunda kalıyordum veya zorla azda olsa yemek durumundaydım. Yedikten sonraki sıkıntılarımda çabası, Rabbim kimsenin başına vermesin bu hastalığı, çeken bilir.

Toplam dokuz sene boyunca devamlı hasta psikolojisinde bir kadın düşünün. Köy yerinde yaşam daha da zor oluyor. 22 kişilik geniş bir ailede gelin olmak, iki çocuk annesi olmak çok emek, güç ve sabır ister. Hastalığım yüzünden güçsüzlüğüm ve çaresizliğimin eleştirilmesi ve yüzüme vurulması inanın çok gücüme gidiyordu. Çocuklarımla da yeterince ilgilenememem ve yavrularımın babaannelerinin veya yengelerinin ellerine bakmaları da beni ayrıca yıkıyordu. Düşünün yavrularınız sizden bir şey istediklerinde onların ihtiyaçlarını karşılayamamak bir anne için ne kadar kötü bişey tahmin bile edemezsiniz. Sürekli yatakta kalmak, hastanede günlerce kalmak hiç kolay olmadığı gibi en güzel ve verimli yıllarım böyle gelip geçtiği gibi halsizlikten vazifelerimi yerine getiremeyince işittiğim laflar, sözler de tuzu biberi oluyordu.

9 Sene Sonra Gelen Umut!

Bu şikayetler devam ederken 2018 yılında ellerim uyuşmaya başladı, tüm vücudumda ve başımda şiddetli ağrılar çoğaldı, çekilmez hale geldi. Hemen nöroloji doktoruna gittim, teşhis olarak sinirsel olabileceğini söyleyip, yan etkileri yüksek olan bir kaç ilaç yazdı. Tiroid için kullandığım ilaçların yanısıra nörolojiden aldığım bu ilaçları da zaten zayıf olan bünyem kaldıramadı, sonuç olarak hastaneye acil servise kaldırıldım.

Bu zorlu dönemimi kız kardeşimle paylaştım ve O da bir aylık çölyak çözümünden bahsetti. Yurt dışından gelen alternatif tıp ürünleriyle sıkı bir programa başladık. Aralık 2018 itibariyle tam altı aydır, normal her şeyi yiyebiliyorum. Psikolojik yanımda düzeldi, hayata daha net bakmaya ve mutlu olmaya başladım. Kronik olan islhalimden eser kalmadı, tabiki her insan gibi sağlıklı beslenmeye özen gösteriyorum. Yıllardır kilo alamıyordum, artık normal kilomada dönmüş oldum.

Tabiki her çözüm sunana inanmamak lazım, modern tıp bugün çaresiz kaldığı hastalıklarda alternatif tıp da çareler var olabilir. Bu nedenle doğru insanlarla doğru çözümler ama her zaman doktorunuzla iletişimde olup, kontrol altında çözümler arayabilirsiniz. Unutmayın, ölümden başka her hastalığın mutlaka bir çaresi vardır, yeterki doğru yerde doğru kişiyle aransın, elbet bulunacaktır.

Yasin Umur

Çölyak Hastalığının Tedavisi Var mı? isimli makalemiz.

3 Replies to “ÇÖLYAKTAN KURTULAN NURHAN HANIM”

    1. Bu yönten kişiden kişiye değişmektedir. Bir dizi serumlar tasarlanmaktadır. 1 ila 3 ay içerisinde çölyaktan tamamen kurtulan hastalar mevcuttur. Hatta bir seneyi geçmiş ve her sene biyopsi yaptıran hastalar da mevcuttur. Bir çok hasta çölyak raporunu iptal ettirmiş durumdadır.